Detayl� arama
ProjeMimarDiğer kişi
İşverenOfisKuruluş
Süreli YayınKitapYarışma
EtkinlikOkulKent
MakaleÖdül
Mimarlar
ABCÇDEFGHIİJKLMNOÖPQRSŞTUÜVWXYZ
Arkiv > Mimarlar > Abdurrahman Hancı Kalıcı linkPDF versiyonuFavorilerinize EkleyinRapor EtSayfayı Yazdır
Abdurrahman Hancı

Kişisel Bilgiler
Eğitim ve Meslek Hayatı
Mesleki Etkinlikler, Yayınlar ve Başarıları
Projeleri
Arkitera Harita'ya Kayıtlı Projeleri (1)
Kişisel Bilgiler

1923'te İstanbul'da doğdu. Ortaöğrenimini Galatasaray Lisesi'nde tamamladı. Güzel Sanatlar Akademisi Mimarlık Bölümü'nden 1946'da mezun oldu. 1947-48 yılları arasında Fransa'da çalıştı. Savaşta yıkılmış olan Le Havre kentinin yeniden imarı ile görevlendirilmiş olan Auguste Perret ile çalışma şansı buldu. 1951 yılında Beyoğlu'nda "Kitap Sarayı" adlı kitapçı dükkanının iç mekan düzenlemesi, aynı yıl Büyükada'da Yalman Evi'ni yaptı ve Turgut Cansever ile girmiş olduğu Anadolu Kulubü yarışmasında birincilik ödülünü aldı. 1952 yılında Türkiye'nin ilk büyük özel mimarlık bürosu olan IMA'yı Maruf önal, Süha Toner, Turgut Cansever ve Şahap Aran'la birlikte kurdu. 1955 sonunda Paris'te yapılmasına başlanan NATO Genel Merkezi binası inşaatında çalışmak üzere davet edildi. Paris'e ikinci gidişi 10 yıl sürdü. Söz konusu sürenin ilk dört yılında NATO Genel Merkezi binası inşaatında çalıştı. Bunun son iki yılı toplantı salonları, bazı iç mekanlar ve çeşitli, mobilya tasarımları yapmakla geçti. Binanın çatı katındaki büyük restoranın iç avlusunda Bedri Rahmi Eyuboglu 14m uzunluğunda büyük bir mozaik pano yaptı. 1960 yılında NATO Binası inşaatı bittiğinden ötürü, bu tarihten sonra altı yıl Paris'te serbest mimarlık yaptı. Bu arada Nice'te "BELLE" hazır giyim mağazası, Besançon kentinde 24 pistlik bir Bowling binası, Fransa'nın güneyinde La Garde-Fresnet'de Provençale tipi bir ev ve Almanya'da Domus firması için mobilya tasarımları yaptı. 1966 yılında Türkiye'ye döndü. 1968-1974 arasında Yüksel Karapınar ile ortaklık yaptı. 1974 yılından 2001 yılına, Yalçın çıkınoğlu'nun ölümüne kadar kurdukları MİMAT Mimarlık Ltd. Şirketinde beraber çalıştılar. 1966 yılında Türkiye'ye döndükten sonra yaptığı bazı işler şunlardır: İlk iş Beyoğlu'nda Galeri 1 adlı Sanat Galerisi oldu. O tarihte İstanbul'da iki sanat galerisi vardı. Maya ve Devlet Sanat Galerisi. Ardından, yani 1967 senesinde Divan Oteli'nin yeniden alınması ve 30 yıl aynı otelin mimari danışmanlığını yaptı. Bunların yanında birçok konut, iş yerleri, banka şubeleri yapmıştır.

Doğum Yeri ve Tarihiİstanbul, 1923 - 2007
Eğitim ve Meslek Hayatı
Önceki OfisleriMİMAT Mimarlık Ltd. (Mimar) (1974 / 2001)

Mimatlılar Mimarlık (Mimar) (1990 / 2001)

İMA (Mimar) (1952 / 1955)

LisansGüzel Sanatlar Akademisi, Mimarlık Fakültesi, Mimarlık Bölümü (1946)
Lisans Öncesi EğitimiGalatasaray Lisesi (1941)
Mesleki Etkinlikler, Yayınlar ve Başarıları
Ödül Aldığı Yarışmalar
Jüri ÜyelikleriYarışmalar
Ödüller
Yazıları
Hakkındaki Yazılar
Projeleri

arkiteraforum
Cengiz Bektaş "Ne yaptığı, ne ürettiği izlenmesi gerekli, izlediğim kimi kişilerin ölümleri benden neleri alıp götürüyor?" diye sormuş ve diyor ki "....Yitirdiğim kişilerden biri Abdurrahman Hancı… Yeryüzünce ünlü mimar Mies van Rohe’nin “Tanrı ayrıntıdadır” sözüne inanmış olanlardan biriydi. Mimar Sinan Ödülü almıştı, nitelikli üretimiyle… Hancı, işlerini belirli düzeyin altına düşürmemiş,Türkiye mimarlığının yüz aklarındandı. Ben yükseköğrenimimi yaparken Beyoğlu’nda açılan “Galeri 1” onun yapıtıydı. Evet, bir iç düzenlemeydi yalnızca… Ama bana, işini çok özenle yapmanın, insanın gözüne, ürettiklerine saygı duymanın önemini algılattırmıştı. " Yazının tümü; Günlük Evrensel Gazetesi
ninlil
17 Temmuz 2007 tarihinde kaybettiğimiz, Mimarlar Odası kurucularından mimar Abdurrahman Hancı'yla ilgili duygu ve düşüncelerini aktaran Murat Tabanlıoğlu'nun yazısı Arkitera.com'da. Abdurrahman Hancı’nın 30 yıl danışmanlığını yaptığı Divan Oteli her yanıyla farklı bir şeye dönüştü bugün, beni ilk kez babam Pub Divan’a götürdüğünde gördüğüm kırmızı tonozları, siyah mobilyaları çok net bir kayıtla hatırlıyorum. Abdurrahman Hancı’nın çalışma arkadaşlarından Maruf Önal’ın projesi olan, İstanbul için bir dönemin çizgisini belirleyen sosyal mekanlardan Motorest, kentin yok olan mihenklerin biri olarak unutuldu bile; kent dönüşürken, görüntüsü değişirken kentin belleği de kayboluyor ne yazık ki. Yazının devamını okumak için...
Melis Göker