Ana SayfaMimarlarMimarlık OfisleriProjelerProje TipleriYarışmalarÖdüllerEtkinliklerKitaplarSüreli YayınlarOkullarKentlerArkiv Seçkileri
Mimarlar
Arkiv > Mimarlar > Abdurrahman Hancı
| Abdurrahman Hancı | |
![]() | Kişisel Bilgiler Eğitim ve Meslek Hayatı Mesleki Etkinlikler, Yayınlar ve Başarıları Projeleri Arkitera Harita'ya Kayıtlı Projeleri (1) |
Eğitim ve Meslek Hayatı![]() | |
| Önceki Ofisleri | MİMAT Mimarlık Ltd. (Mimar) (1974 / 2001) Mimatlılar Mimarlık (Mimar) (1990 / 2001) İMA (Mimar) (1952 / 1955) |
| Lisans | Güzel Sanatlar Akademisi, Mimarlık Fakültesi, Mimarlık Bölümü (1946) |
| Lisans Öncesi Eğitimi | Galatasaray Lisesi (1941) |
Mesleki Etkinlikler, Yayınlar ve Başarıları![]() | |
| Ödül Aldığı Yarışmalar |
|
arkiteraforum
Cengiz Bektaş "Ne yaptığı, ne ürettiği izlenmesi gerekli, izlediğim kimi kişilerin ölümleri benden neleri alıp götürüyor?" diye sormuş ve diyor ki "....Yitirdiğim kişilerden biri Abdurrahman Hancı…
Yeryüzünce ünlü mimar Mies van Rohe’nin “Tanrı ayrıntıdadır” sözüne inanmış olanlardan biriydi. Mimar Sinan Ödülü almıştı, nitelikli üretimiyle… Hancı, işlerini belirli düzeyin altına düşürmemiş,Türkiye mimarlığının yüz aklarındandı. Ben yükseköğrenimimi yaparken Beyoğlu’nda açılan “Galeri 1” onun yapıtıydı. Evet, bir iç düzenlemeydi yalnızca… Ama bana, işini çok özenle yapmanın, insanın gözüne, ürettiklerine saygı duymanın önemini algılattırmıştı. "
Yazının tümü;
Günlük Evrensel Gazetesi
ninlil
17 Temmuz 2007 tarihinde kaybettiğimiz, Mimarlar Odası kurucularından mimar Abdurrahman Hancı'yla ilgili duygu ve düşüncelerini aktaran Murat Tabanlıoğlu'nun yazısı Arkitera.com'da.
Abdurrahman Hancı’nın 30 yıl danışmanlığını yaptığı Divan Oteli her yanıyla farklı bir şeye dönüştü bugün, beni ilk kez babam Pub Divan’a götürdüğünde gördüğüm kırmızı tonozları, siyah mobilyaları çok net bir kayıtla hatırlıyorum. Abdurrahman Hancı’nın çalışma arkadaşlarından Maruf Önal’ın projesi olan, İstanbul için bir dönemin çizgisini belirleyen sosyal mekanlardan Motorest, kentin yok olan mihenklerin biri olarak unutuldu bile; kent dönüşürken, görüntüsü değişirken kentin belleği de kayboluyor ne yazık ki.
Yazının devamını okumak için...
Melis Göker









