Kalkan’da, yaklaşık yirmi yıl önce yapmış olduğum yapı - iyi, kötü - bolca taklit edildi. Kendimi kötü hissetmeye başlamıştım ki, karşıma bölge için yeni bir mimari standart önerebileceğim bir fırsat çıktı. Koyun en güzel yamacında ortak bir alan içinde, zaman zaman da turistik amaçla kiralanabilecek üç ev yapılacaktı.
Denize doğru dik bir eğimle inen kayalık arazi ve muhteşem deniz manzarası ile aynı yöndeki şiddetli ve göz kamaştırıcı güneş önemli bir çelişki idi ve ilginç çözümler de sunuyordu. Kısıtlı bütçesine ve zorlu işveren yapısına (biri Türk, biri İngiliz, biri de Alman) karşın bu işi çok severek yaptık. Tasarımda esas ilkemiz, “sahte yerellik” yerine, bir “Akdeniz çağdaşlığı” yakalmak oldu. Bu arada, “ben Hollywood evi istemiyorum, küçük pencereli kiremitli ev istiyorum” diye tutturan sevimli Türk bayan işverenimizle epey keyifle mücadele ettik. Evin değerinin biter bitmez beş altı katına çıkması umarız onu da mutlu etmiştir.
Yamacın vahşi taş dokusu, ön duvar olarak işlenerek kesintili bir biçimde yükseltiliyor. Bu düzlemden kopuk ve arada bir teras bırakacak kadar geride yeralan cam düzlem evin deniz cephesini oluşturuyor. Panoramik manzaranın da algılanacağı taş duvar ile arada bırakılan boşluk aralıkları kızgın güneşten ısınan duvarın havalanmasını sağlıyor. Gece yaşamının geçtiği teras düzlemi, havalanmayı sağlayacak yerlerinden delikler bırakarak, tüm evin uzaktan algılanan tek ögesi olarak yatay ve sakin bir beyaz çizgi oluşturuyor.
Uygulama sırasında inşaatı yürüten bölgedeki arkadaşlarımızın fazlaca hafriyat yapıp, binaların altına yarım bodrumlar sokuşturmaları sonucunda bu yapılar denizden bakılınca önerdiğimizden daha yüksek görünüyorlar.
Bu iki yapı gerçekleştikten yıllar sonra, Sait Ali Köknear bana bir fotoğraf getirdi. Yunanistan modern mimarinsinin önemli temsilcilerinden Aris Konstantinidis’in bir ada kıyısında gerçekleştirdiği bir evden. Benzerlik şaşırtıcı.
Haydar Karabey
Projenin modellemeleri Tanju Özelgin tarafından yapılmıştır. |