Detayl� arama
ProjeMimarDiğer kişi
İşverenOfisKuruluş
Süreli YayınKitapYarışma
EtkinlikOkulKent
MakaleÖdül
Projeler
ABCÇDEFGHIİJKLMNOÖPQRSŞTUÜVWXYZ
1920-291930-391940-491950-591960-691970-791980-891990-992000-09
Arkiv > Projeler > Cezayir Milli Merkezi ProjePDF versiyonuFavorilerinize EkleyinRapor EtSayfayı Yazdır
Son güncelleme tarihi : 23/06/2008 11:59
Cezayir Milli Merkezi
Künye
Tasarım EkibiŞevki Vanlı
İşverenBilinmiyor
İletişim bilgilerini görüntülemek için üye girişi yapmalısınız!
Proje Tarihi1983 - 1985
Proje Tipi
Yapım TürüBetonarme
Açıklama
Cezayir Milli Merkezi programının adı, ülke ölçeğinde ve ulusal nitelikte hedef ve amaç yüklü bir proje beklentisini beraberinde getiriyordu. Seçilen alan önemli bir tarihi, topografik veya belirgin bir çevreye sahip değildi. Yerel veri olarak, Kuzey Afrika iklimi, Sahra kasabalarının yapısına yakın bir birikim ve çok geniş bir kültürel ve coğrafya kuşağı göz önüne getirilebilirdi.

Ulusal bir anıt niteliğinde, Cezayir Devleti'nin Yirminci Yüzyıl sonunda, dünyadaki yerini simgelemek ve başkent yaşamının düzeyini yükseltmek amacı, programın özelliklerindendi. Tasarımda, simgesel, anıtsal anlatımın, toplantı salonuna, diğerlerinin ise kültür merkezi çevresine yüklenmesi seçildi. Bu yaklaşım, tarihteki diğer saraylar düzeyinde olacak ve büyük bir park içerisinde yer alacaktı.

Tasarımın temel kararları, anıtsal törenler merkezini yalnız bırakmak, kültür merkezinin bir çok yapısını gruplayarak, ortak bir düzende toplamak, çok önemli misafirler için önerilen konutları gözlerden uzak bir bölgeye yerleştirmek ve 104 hektarlık bir parkı düzenlemek olarak tariflenebilir.

Bu kültür şeridindeki pek çok uygarlıkta kubbe görkemin simgesidir. Dolayısıyla kubbe için tasarlanmış bir yapıda karar kılındı. Görkemli yapıya, 800 metreye yakın uzunlukta bir su yüzeyini aşan, palmiyeli bir yoldan yaklaşılıyor. Davetlerde kalabalık daha kısa bir oto yoluyla, hızla kapıya getirilebiliyor.

Büyük Sahra kasabalarında, yapılar arası dış mekanlar ile iç mekanlar, iç içeliği, sürekliliği ve bütünlüğü ile oldukça etkilidir. Çölün sonsuzluğundan, yerleşik çevreye girildiğinde, algılanan mekanların, evlerin arasındaki boşlukların; yapıların içindeki büyüklüklerden pek farklı olmadığı, aynı duvarların eşdeğer bir katılımla içe ve dışa mekan kutuları oluşturduğu gözlemleniyor. Gökyüzü ise ışıktan bir tavan, parlak bir örtü, üstü açık bırakılmış odalar gibi duruyor. Magrib mimarlığının temeli de, bütün mekanların avluda buluşması olarak değerlendirilebilir.

Müzik ve plastik sanatlarla ilgili okullar, gösteri salonları, kütüphane ve kültür merkezi yaşamını tamamlayan lokantalar, küçük otel, aralarındaki avlular ve bağlantılarıyla, hep birlikte, dış ve iç farkı olmadan tasarlandı. Dış mekanlar, çevreleyen yapılar oranında büyüktür. Avlular ve yollardaki bir tür pergolalar bu sürekliliği ve birlikteliği güçlendiren, dış ve iç arasındaki ortaklığı artırıcı unsurlar olarak görülebilir. Burada duvarların önü ve arkası mekansal bir ilişki kurmakta, duvar iki mekanı ayıran ve birleştiren olmaktadır. Duvarlar, tasarımın tek aracı, yönlendiricisi ve biçimlendiricisidir.

Avlular ve kapalı/açık mekanlar arası ilişkilerde, yer yer sekizgenin geometrisinden yararlanılması, mekansal iletişimde kaymaları örgütledi, farklı duvar kutuları arasından geçerek, geometrinin anlatıma katılması sağlandı. Tasarım, geometriden çıkmamış, onu kullanmıştır.

Cezayir ikliminin ılımlı olması ve kadın erkek yaşamlarının kültürel kuralları, yapılar arası avluları ve bahçeleri önemli kılmaktadır. Avlular, yapılardan arta kalan boşluklar değil, onlar gibi işlevi olan ve anlamlı mimari mekanlardır. Onları çevreleyen kolonlar ve pergolaların katkısıyla avlular kapalı mekanlarla bütünleşmektedir.

Bütünlük içinde, her yapının bir kimliğinin bulunması, bütünün özelliğini oluşturmakta, merkezi tanımlamaktadır.

Cezayir Merkezi tasarımında, duvarlar herşeydir; duvarlar tamamlandığında tasarım bitmiştir. Malzeme, teknoloji ve buna benzer kararlar, onunla birlikte vardır ve duvardaki boşluklar veya taşmalar ise onun kaçınılmaz bir yanıdır. Yer kaplamasındaki desen, küçük bir havuzun biçimi, penceredeki ahşap güneş ayarlayıcıların geleneksel çağrışımları gibi halkın geçmişinden, bildiğinden birşeyler bularak mutlu olduğu ilişkiler gibi ayrıntıların çağrışımları ile ilgilenmek de tasarımın içeriğini yitirmek olacağından; duvarlar, süsleri, takıları olsun veya olmasın tasarımın niteliği değişmeyecek şekilde tasarlandı.
Görüntüler