Ana SayfaMimarlarMimarlık OfisleriProjelerProje TipleriYarışmalarÖdüllerEtkinliklerKitaplarSüreli YayınlarOkullarKentlerArkiv Seçkileri
Projeler
Arkiv > Projeler > Trabzon Eski Tekel Binası Yeniden Canlandırma Mimari Yarışma Projesi 2. Mansiyon
Son güncelleme tarihi : 23/06/2008 12:40
| Trabzon Eski Tekel Binası Yeniden Canlandırma Mimari Yarışma Projesi 2. Mansiyon | |
![]() | |
Künye![]() | |
| Tasarım Ekibi | Nimet Aydın |
| Yardımcı Mimar(lar) | Mevlüde Gervan Gülcan Kaya Ali Düzdağ Mehmet Altıkulaç Burcu Poyrazoğlu Gizem Turgut Kumru Alpaydın Seda Aydın Tuğrul Büyükköken |
| İşveren | Trabzon Belediyesi |
| İletişim bilgilerini görüntülemek için üye girişi yapmalısınız! | |
| Proje Tarihi | 2006 |
| Kapalı Alan | 17.400 m2 |
| Proje Tipi | Peyzaj, Kentsel Tasarım, Otopark, Alışveriş Merkezi / Çarşı, Kültür Merkezi, Diğer Kamu Yapıları, Belediye Binası |
| Yapım Türü | Betonarme |
Açıklama![]() | |
| Kentler bellekleri ile yaşarlar. Kentleri yaşanılabilir kılan sterillikleri değil, içinde barındırdıkları tarihi ve kültürel değerlerdir. Kentsel bellek subjektif iyi yada kötünün üzerinde duran aidiyet duygusunun temelini teşkil etmektedir. Hiçbir yapının bir başka yapıya üstünlüğü yada hakimiyeti söz konusu olamaz. Tüm yapılar ancak bir araya geldiğinde kentin anlamsal bütünlüğünü sağlayabilir. Nitekim çoğu zamana dayanabilmiş yapının cazibesi, taşıdığı estetik değerlerden daha çok zamanla kentliye ve kente kattığı anlamsal bütünlüğe dayanır. Aslında kent çoğu zaman içinde barındırdığı yapılarla değil, anlamlı yapılarla değerlidir. Bu anlam yapı orijinal işlevi ile kaldığı sürece çok daha kıymetlidir. Ancak orijinal işlevin değişmesi yönetimsel yada ekonomik nedenlerle yapının ortadan kaldırılmasına neden olmamalıdır. Kentlerin simgesel, anlamsal ve mekansal bütünlük sağlayan tüm elemanlarının yaşatılıp korunması tasarımın temel çıkış noktasıdır. Trabzon Eski Tekel Binası 2. Cumhuriyet Dönemi sanayi yapılarının yaşam profili niteliğindedir. Ancak dönüşebilmesi için bir kısmının bir strateji eşliğinde kaldırılması gerekmektedir. İhtiyaç programında verilen yaklaşık 70.000 m² yapı stokunun yapının karakterini bozmadan mümkün olduğunca çok koruma, yapının karakterini başka zamanlara taşıyacak bir profil yaratma, ihtiyaç programının öngördüğü işlevleri sığdırmak için minimum müdahale prensibi ile tasarım şekillendirilmiştir. İlgili koruma mevzuatının katılığı yanında bölge için ve projenin yaşaması için gerekli olan rant ile yüklü otopark yapısı ve belediye binasının korunmaya değer bütün özelliklerini koruyarak, yalnız güneyindeki kütle değil, kuzeyindeki kütleyi de koruma profili içine alarak yapının tüm karakterini yeni yapının arka fonuna yaslayarak bir koruma prensibi oluşturulmuştur. Koruma profilinin doğu ve güney cephesinde oluşturulmasının nedeni surlarla oluşturul ara kesitin özgünlüğünü bozmama prensibine dayanmaktadır. Binanın bir kısmı kaldırılırken konstrüksiyon özellikleri ve binanın zarar görmemesi gibi unsurlar ön planda tutulmuş, eski binaya kazıkla koruma hattı oluşturulmuştur. Öncelikle eski bina bu hali ile takviye edilerek konstrüksiyon güçlendirilmesi yapılacak, daha sonra -28.20(+4.80) kotuna kadar inilecek otopark, alışveriş ünitesi ve belediye binası inşa edilecektir. Bu etaplama,yapı bir kısmını kaybederken ve dönüşürken yapının tüm risklerden arınması için önerilmiştir. Yapı dış çevresi ile olduğu gibi korunmuş, içine önerilen işlevler cephe ile uyumlu tutulmuştur. Sonuç olarak yapının plan olarak %47 cephe olarak %55‘i korunmuştur. Bu koruma kararı yapının karakterini başka zamanlara taşımak için ikna edici bulunmuş, neredeyse bundan fazlasını korumanın gereksiz olduğu bile düşünülmüştür. İhtiyaç programında istenen 17.400 m² lik belediye hizmet binasını işlevsel bir anlayışla mevcut korunan binaya yerleştirilmesi ile mevcut binanın alabileceği yapı stoku tespit edilmiştir. Ancak prensip olarak yeni yapılacak yapı korunacak yapının bir eki gibi çalışma prensibi önerilmiştir. Bu nedenle 30.000 m² lik alışveriş ile 1000 araçlık kapalı otopark ve belediyenin mevcut binaya yerleştirilemeyen birimleri yeni yapı stoku olarak tasarlanmıştır. Böylece hem korunan Tekel Binası yapısının +33.00 (0.00) kotundaki giriş katında tamamen kentsel kullanım önerilmiş, kentlinin her an kullanabileceği, belediye binasından bağımsız ayrı bir yapılanma önerilmiştir. Yeni tasarlanan yapı ile korunan yapı arasındaki iç sokak tasarımın ana girdisidir. Bu sokak arazinin barındırdığı tüm kotlarla ilişki içindedir. Atapark’ la yeraltından kurulan ilişki alışveriş, yer üstünden kurulan ilişki ise sırası ile başkanlık, belediye, kent müzesi, kültürel satışlar, yeme-içme girişleri ile bağlantılıdır. Orta kotta alışverişe özel giriş, alt kotta ise sosyo-kültürel odak ve alışveriş girişi olarak son derece hareketli kamusal kullanıma etkin bir iç sokaktır. Bu sokak makro planlamada kılcal yollarla beslenen, kıyıya uzanan bir arter niteliğindedir. Böylece surlarla tekel binasının dış cidarında yaratılan koruma zonuna yeni kütle ile korunan yapı arasındaki iç sokakla koşut bir mekan arayışına girilmiştir. İç sokağın bir tarafı Tekel Binası’ nın kente bıraktığı izleri taşırken bir tarafı ise ona fon teşkil eden, tüm girişleri hiyerarşilendiren, meclisi konumuyla taçlandıran bir ucuna aldığı sosyo-kültürel odakla belediye binası kullanımını kamusal kullanıma dönüştürmeye çalışan lineerliği ön planda tutan güncel bir arayıştır. Yeni yapılan yapıda üst kotlarında korunan yapının dili ile çelişmeyen, bitiş kotuyla üstüne çıkmayan doğu cephesinden kendini hafifçe gösteren batı cephesi ile özgün kuzey cephesinde kaybolan bir yapı niteliğindedir. Yer altındaki planlaması arsanın kuzey ucundan tüm girişleri alan lineer bir şemanın getirdiği potansiyelleri kullanan büyüyebilir alışveriş konseptine uygun total bir mekan düzenlemesidir. -29 kotlarında korunan binanın alt kotları ile ilişkilenmekte, -25 kotunda sosyo-kültürel odağı besleyen tavrıyla korunan binayla mümkün olduğunca yakın ilişki kurulmuştur. Böylece korunan binanın güçlü ilişkileri ile işlevsel kimliği güçlendirilmiştir. Yeni yapılan yapının yer üstündeki işlevleri tamamen sokaktan beslenen ama kuzey ucundaki sosyo-kültürel odakla belediye binası tipolojisine farklı bakış açısı getiren bir odaktır. Bu odak belediye ihtiyaç programında olan çok amaçlı salonu gerektiğinde belediye için, diger zamanlarda tüm kentli için kullandırmayı amaçlamakta ancak -25 li kotlardan çok amaçlı salona kadar olan arayı ise kentlinin 24 saat ve her yaştan insanın kullanabileceği boş zamanlarını değerlendirebileceği etkinliklere katılabileceği aktif olarak etkinlik düzenleyebileceği yeme-içme, tekli-çoklu gösteri gerektiğinde iç mekana dönüştürülebilen yarı dış mekan karakterinde kent için bir dinamik olarak önerilmiştir. Buranın m² si ticari alana ilave edilmiştir. Ticari alanın devamı gibi yorumlanmış ve m² sine ilave edilmiştir. Çok amaçlı salon da gerektiğinde belediyenin ihtiyaçları için kullanılacak diğer zamanlar da ise kentlinin kullanımına açık kamusal bir öğe olarak bulunacaktır. Günümüz tüketim anlayışında önemli olan alışveriş işlevi tamamen yer altına alınarak zaman zaman tekel binasına yaslanarak korunan ve yeni önerilen yapının arasında oluşturulan surlarla paralel iç sokakla karadenize açılmış yeni bir kentsel boşluk kazanılmış olacaktır. Eski tekel binasının korunan kısmı tamamen konstrüksiyon sorunlarından arındırılarak korunan cephe düzeni içerisine yerleştirilen ofislerle hiçbir zorlamayla karşılaşmadan 3 noktadan yeni binayla olan bağıyla ama düşey sirkülasyonunu yeni binadan alan ıslak hacimlerini ve yangın merdivenlerini barındıran ofis konumuna getirilmiştir. Güney cephesindeki başkanlık kütlesi aslında anlamsal olarak Atapark’ a bakan, yeni bina ile eski binayı buluşturan konumdadır. Meclis binasının hem başkanlığa hem de sergi holüne düşey sirkülasyonla olan güçlü bağıyla iç sokağa yönelen yerden koparılmış tavrı kent parlamentosunun simgesel bir arayışıdır. Tüm tasarımda eski tekel binası ve yakın çevresindeki koruma nitelikli tavırla uyumlu ve yalın bir dil kullanılmıştır. Önerilen yapı %100 uygulanabilir ve ekonomik bir anlayışa getirilmiştir. Takviyesi için m² fiyatı 400 YTL olarak öngörülmüş, bu da yeni bir yapının yaklaşık yarısından bile az bir rakam olması dolayısı ile korumanın ekonomik tavrı da tespit edilmiştir. Yapı korunmayıp hepsinin ortadan kaldırılmasının, arsanın ve programın sorunlarının çözümüne daha pratik katkısı olmadığı anlaşılmıştır. Mevcut yapı kaldırılsa bile kamusal bir yapının yükselmesi ile düşey sirkülasyonun çalışmasındaki zorluklar etüt edilerek ve yanında surlar olması nedeni ile yükselen yapının doğru bir anlayış olmadığı görülmüştür. Ticaret ve otopark reddedilse bile düşey sirkülasyon ve büyük açıklık gerektiren mekanlar nedeniyle olduğu gibi korumak da rasyonel bir tavır değildir. Önerilen tasarım tam da bu noktada iki uç noktayı birleştiren gerektiği kadar müdahale mümkün olduğunca çok koruma prensibi ile bağdaşmaktadır. Yapı pratikte mimarlık eğitimi veren bir kentte farklı dönemlerdeki üslupların bir arada yaşayabileceğini gösteren bir atölye ve yapı sergisi niteliğindedir. 1970,1980,2000’lerden farklı planlama,farklı estetik anlayışı,farklı işlevlerin dönüşebilirliği ve bunların bir bütünlük içerisinde kente kazanımını gösteren özgün bir konuma gelinmiştir. Sonuç olarak; yapının önerilen tasarımın bitmiş halinde tekel binası ve kent belleğindeki yerini hem koruyacak, hem kamusal bir kullanımla kente dönecek, hem de surlarla oluşturduğu tılsımlı ilişkisi yaşatılacaktır. | |
Görüntüler![]() | |






















