PROKON, Türkiye'de ve Yurtdışında planlama, fizibilite çalışmaları, mühendislik ve mimarlık hizmetleri, inşaat yönetimi ve kontrollük hizmetleri sunan entegre, bağımsız bir mühendislik ve müşavirlik firmasıdır. Yönetim merkezi Ankara’dadır.
Grup, çoğu teknik eleman olan, yaklaşık 400 kişilik ekibinin çalışma koşullarını da üst düzeyde gözeten bir prestij-yönetim-çalışma yapısı için davet ettiği bürolardan tasarım teklifleri almış, mimar danışmanların da bulunduğu bir ekip tarafından yapılan değerlendirme sonucunda projemizin uygulanmasına karar verilmiştir. Tasarım, onay aşamasındadır.
Tasarımı belirleyen kavramlar:
Çoklu işlev yapısına uygun mekan yapısı - “Nodal” ofis yönetimi ve ortak havuzdan bilgi kullanımına uygun katmanlaşma - Üç boyutta ortogonal ve diyagonal ilişkilere uygun matris modülleri - İşlev, birey ve bilgi için akışkan -Kısa ve uzun vadede esnek - Akışkanlığın ve karşılıklı algılamanın/denetimin sinerjisi - Tümüyle açık ofis - Aydınlık, ışık diagramları testi - İç trafiğe ve yukarıya doğru azalan, sessizleşen işlevlere uygun kitle - Verili arsa sınırlarının ve geometrisinin üç boyutta optimum değerlendirilmesi - Zemin altı ile üstünün akışkan bağlantıları - Zemin altlarında doğal ışık ve hava - Her kottan Seyir terasları- Ekonomik esnek ve açık strüktür - Teknolojik bilgiyi okutan yapı - Sürdürülebilir malzeme - Enerji bilinçli malzeme ve yapım - Beton ve çelikte referans yapı - Çekirdeklerin ekonomisi (ortalama kat alanının%13’ü) - Çekirdek konumlarının statik ve işlevsel doğruluğu - Uygulama nefasetinin bir gösteriye dönüşebileceği açık bir tasarım - Anayollardan güçlü algı - Abartısız ancak güçlü temsil…
Mimari açıklamalar:
Yaklaşık ölçüleri 46x16 m bir dikdörtgen, yapının iki uç tarafında yer alan servis çekirdekleri olmak üzere ve zemin kat, üstünde altı kat ile +27.68 kotuna erişen bir blok. Blokun güney ve kuzey cephelerinde farklı cephe düzenleri getirilmiş, güneyde kontrollü bir açılım düzenlenmiş, kuzeyde ise bir cam yüzeyin tüm katlar boyunca yükselerek kuzey ışığının kısıtlanmaksızın, yaratılan iç boşlukları da doldurarak ofis hacimlerine erişmesi sağlanmıştır. Zemin altında ise, üç bodrum kat düzenlenmiş, kuzeye bakan cepheleri her üst katta geri çekilerek teraslar oluşturulmuş ve Anadolu Bulvarı tarafındaki cephede bodrum katları ile üst blok arasında kütle sürekliliği sağlanmıştır. Üçüncü bodrum katta yer alan otoparka, güney cephesinde doğal kottan başlayarak gömülen bir rampa ile erişilmektedir. İkinci bodrumda ışık alan kuzey cephesinde bir terasa bakan kütüphane, spor salonu, otopark rampası ile servis ilişkisi kurulan yemekhane ve mutfak yanı sıra, mekanik sistemlere ve arşivlere yer verilmiştir. Birinci bodrum batı-kuzey cephelerinden ve bir iç avludan doğrudan ışık alan 140 kişilik bir genel açık ofis olarak düzenlenmiştir. Zemin altında kalan güney cephesinde ise arşivler ve depolar konumlandırılmıştır. Üst katlarda, iki uçta yer alan servis çekirdekleri arasında kalan 38m x 14-18 m boyutlarındaki platformlar 11 m akslarla düzenlenen bir sistemle taşınmakta ve bütünüyle ofis amaçlı kullanımına açık geniş kat alanları (500-600m2 arasında değişken) sağlamaktadır. Bu alanın bölümlenmesi saydam modüler bölücüler ve dolap sistemleri ile yapılabilecektir.
Mimari yaklaşım, (üç boyutta) en geniş ve en esnek kullanımlı ofis mekanlarının elde edilmesine birinci öncelik vermektedir. Bunun yanında yapı Ankara’nın değerli bir arsası üzerinde bir kimlik yaratma endişesi taşımakta, arsanın sağladığı manzara ve iklimsel özellikleri değerlendirmeye önem vermektedir. Binanın iki farklı yöndeki farklılaştırılan tasarımında gösterilen özen bilinçli bir tutumdur. Diğer bir mimari öneri, zemin üstü blokun zemin altındaki katlarla bütünleştirilmesinde bir özel yöntem ve form arayışdır. Burada zemin üstündeki katlara ilişkin geometrilere sahip bir iç avlu ile bodrum katlara geçiş yapılmış, bu yolla kuzey cephesinde yemek ve spor salonu, kütüphane hacimlerinin aydınlık olması, yapının zemin üstü ve altı bölümlerinin bütünleştirilmesi ve bir ortak dil geliştirilmesi olanak kazanmıştır. Yapıya iki adet L çerçeve formu ile bir sınır kazandırılması önerisi, başlangıçta yol gösterici olmuştur ve bu çerçeve sağır servis çekirdekleri ile sağlanmaktadır. Servis çekirdeklerinin dışarıdan algılanan yan cephelerinde çelik mesh ile bir bütünlük oluşturulmuştur. Bu çelik tülün günışığı ile ve geceleri de yapay aydınlatma ile ışıldaması beklenmektedir.
|